İnsan ile deniz arasındaki ilişkiye ışık tutan Sualtı Arkeolojisi Enstitüsü (Institute of Nautical Archaeology – INA), insanlığın denizle kurduğu bağı anlamaya yönelik yürüttüğü arkeolojik araştırmalar ve gemi batıklarını gün yüzüne çıkaran kazı çalışmalarıyla tanınıyor.
INA Direktörü Tuba Ekmekçi Littlefield’den , 22 Ocak Perşembe günü Dernek Merkezimizde gerçekleştirdiği tanıtım sunumunda, kurumun kuruluş öyküsünü, dünya çapında yürütülen gemi batığı araştırmalarını ve su altı arkeolojisinin denizcilik tarihindeki önemini dinledik.
Sualtı Arkeolojisi’nin ayrı bir bilim disiplini olarak Bodrum’da nasıl doğduğu, (1960 yılında George Bass, Peter Throckmorton ve genç dalgıçlardan oluşan ekibi ile ilk defa Gelidonya’da, kara kazılarında kullanılan sistematik arkeolojik kazı tekniklerini uygulayarak dünyadaki ilk bilimsel sualtı kazısını gerçekleştirmesiyle, tüm dünyada sualtı arkeolojisi bilim dalı; 1960 yılında Türkiye’de George Bass tarafından başlatılmış olduğunu gördük. Bu kazı sonrasında sualtı çalışmalarına devam eden George Bass, 1960’lı yılların başında o dönemki Milli Eğitim Bakanlığı’na başvurarak, Bodrum Kalesi’nin arkeoloji müzesine dönüştürülmesini istemiş ve alınan izinlerden sonra bugün dünyanın sayılı sualtı arkeoloji müzelerinden biri olan ve ülkemize gelen birçok turistin büyük beğeni ile gezdiği Bodrum Sualtı Arkeoloji Müzesi bu şekilde kurulmuş.) ülkemizde yapılan ilk bilimsel sualtı kazısı, yapılan ve devam eden sualtı kazıları ve araştırmalar, yapılan sualtı kazılarından çıkarılan buluntuların konservasyon ve restorasyon çalışmaları ve güncel projelerle ilgili bilgilendik.
Sadece batıklarla ilgilenen INA’da su altından çıkartılan buluntılarının 10-15 yıl gibi bir süreçte sergilenmeye hazırlandığı süreçleri anlatan Tuba Emekçi Littlefield’e , ayrıca bize bu güzel sunum ve yapılacak gezinin organizasyonunu gerçekleştiren üyemiz Leyla Topal’a teşekkürlerimizle….
Haftaya Enstitüyü gezip, bu sunumu pekiştirmek üzere ayrıldık.