9 Nisan 2024 tarihinde iki belgesel bir arada etkinliğimizin birincisi Türkiye’nin Çernobil’i Tahtacı Köyü Meyistan Köyüydü. Muğla’nın Yatağan ilçesine bağlı Tahtacı Alevi Köyü: Meyistan! Yatağan termik santralinin radyasyon yüklü turkuaz renkli kül gölünün hemen yanında. Bir zamanlar muhteşem mimarisiyle dikkat çeken evler şimdi kaderine terk edilmiş yıkık ve harap. Geleneksel Türk yapı sanatının özelliklerini gösteren mimarisiyle, kayrak taşından yapılmış bahçe duvarlarıyla Osmanlı döneminden kalma 600 yıllık bir Tahtacı Alevi Köyü. Her evin tüm odalarında şömine ve her evin bahçesinde su kuyusu var. Köyde bir de ‘Kayıp Sultan Türbesi’ var. Köyün geçmiş zamandaki erenlerinden. Köyün yakınında açılan termik santral tüm köyü zehirleyince köy halkı mecburen köyü komple terk edip gitmiş. Yaşayan hiç kimsenin bulunmadığı köyde çok sayıda yıkık ve harap olmuş geleneksel ve geleneksel olmayan ev kalıntıları arasında dolaştık belgeselde.
İki belgesel bir arada etkinliğimizin ikincisi Leros Akıl Hastanesi çok etkileyiciydi. Kalimnos Ada’sının bir mil kuzeyinde Yalıkavak’ın 25 mil kadar batısında , görüşün iyi olduğu günlerde Bodrum Yarımada’sının batısından da, yumuşak hatları rahatça seçilebilen bir ada Oniki Adalar gurubuna dahil olan Leros ve şu an terkedilmiş sürgün yeri olarak kullanılmış akıl hastanesi…
İtalyanlar zamanında Ege’de İtalyan Donanmasının ana deniz üssü olarak kullanılmış Faşizm döneminde İtalyanlar adaya gösterişli binalar yapmışlar. 1948 yılında Yunanistan’a katıldıktan sonra biraz şark hizmeti yeri sayılır olmuş. 1967-1974 yılları arasında Albaylar Cuntası tarafından bir politik sürgün yeri olarak kullanılmış. Bu gün de Yunanistanın en büyük akıl hastanesi Leros’da.













